bet, öyle bir röportaj oldu. Daha fazla uzatmadan çekiliyorum aradan, buyurun efendim…
Samanyolu Fanları: Öncelikle Samanyolu Fanları olarak çok teşekkür ediyoruz. Şöyle başlayalım; projeyi kabul etme aşamanız nasıldı?
Müjgan Gönül:Tek Türkiye’ den sonra birkaç proje sahibiyle görüşmüştüm. Menajerlik hizmeti veren birkaç yerle de görüşüyordum aynı zamanda. Kalmak gitmek konusunda biraz kararsızlıklarım vardı, bu süreç içerisinde yapımcım Mehmet Akyol’la bir araya geldik ve Farklı Boyut’un üzerinde konuşmaya başladık, kısa bir süre sonra projenin içindeydim.
Samanyolu Fanları: Müjgan Gönül, Melek karakterinin gördüğü rüyalar gibi rüyalar görseydi nasıl davranırdı?
Müjgan Gönül: Ben kaldıramazdım herhalde. Psikolojik olarak kötü olurdum. Dünyada böyle insanların varlığına şüphesiz inanıyorum ve onların çok özel kişiler olduğunu düşünüyorum. “Allah dağına görekar verir” derler ya, kimseye kaldıramayacağı yük yüklenmiyor işte…
Samanyolu Fanları:
Rüyalara, metafizik boyuta inanır mısınız?
Müjgan Gönül: Evet, inanırım. Epey de rüya görürüm ama yorumlama kabiliyetim hiç yok. Dizideki gibi olayların gerçekliğine diyecek bir şey yok. Çünkü bunlar yaşamda var olan olaylar. Ben de dizimiz sayesinde biraz meraklandımve madde ötesiyle ilgili kitaplar okumaya, belgeseller izlemeye başladım. Gerçekten şaşırtıcı durumlar…
Müjgan Gönül: Evet, inanırım. Epey de rüya görürüm ama yorumlama kabiliyetim hiç yok. Dizideki gibi olayların gerçekliğine diyecek bir şey yok. Çünkü bunlar yaşamda var olan olaylar. Ben de dizimiz sayesinde biraz meraklandımve madde ötesiyle ilgili kitaplar okumaya, belgeseller izlemeye başladım. Gerçekten şaşırtıcı durumlar…

Müjgan Gönül: Set yoğun devam ettiği için cuma günleri izleyemiyorum. Pazartesi günü tekrarına bakıyorum, onu da yapamadıysam mutlaka Küre TV’den izliyorum. Eğer evdeysem kesinlikle izlerim, kaçırmam. Farklı Boyut’u izlerken dikkat vererek izlemek gerekiyor. Çay içerken, sohbet ederken, servis yaparken kalabalıkta pek anlaşılmadığını düşünüyorum. İzlerken odaklanmak gerekiyor, sanki bir ders dinler gibi… Bölüm sonrası hem kendimle ilgili hem diziyle ilgili değerlendirmelerimi kendimce yapıyorum.
Müjgan Gönül: Evet. Kendi adıma çok büyük şanstı. Taner Hoca’yla çalışmayı zaten istiyordum, daha önce Beypazarı’nda çekilen Doğruluk Ekseni projesini ziyarete gittiğimizde, setlerine hayran kalmıştım. Yönetmenimizin Taner Hoca olduğunu öğrendiğimde, çok memnun oldum. Beş bölüm boyunca çok keyifli, saygı, sevgi ve hoşgörü çerçevesinde çalıştık… Altıncı bölüm itibarıyla Nuh Hocamız’la projemize hizmet etmeye devam ediyoruz. Nuh Hocamız’la da Tek Türkiye’nin ilk sezonu beraber çalışmıştık.Kendisinin bilgisini, birikimini hep övgüyle anlatırdım. Samanyolu Televizyonu’ndaki ilk yönetmenlik tecrübesinde benim degörev alıyor olmam benim için ayrıca bir onur.
Samanyolu Fanları: Çok üşüyen biri olduğunuzu duymuştuk?
Müjgan Gönül: Yani nasıl desem soğuk olunca üşüyorum. Şu an soğuk mesela… (Gülüşmeler) Tek Türkiye’nin set ortamı genelde çok soğuk oluyordu, gerçekten bayağı üşüyorduk. Dağda, bayırda çekim yapıyoruz ve beklerken gidebilecek bir yer olmuyordu. Yaptığımız röportajlar genelde Tek Türkiye setine denk geldiği için, beni çok üşüyen biri olarak duymanız normal.
Samanyolu'ndan nasıl projeler bekliyor? Neye ihtiyaç var sizce?
Samanyolu Fanları: Öncelikle şunu söyleyelim, Farklı Boyut gerçekten çok farklı. Yani klasik Samanyolu Televizyonu dizilerinden değil. O yüzden çok beğeniyoruz. İçinde hem gizem var hem maneviyat var. Gerçekten şu an televizyon sektöründe böyle bir proje yok. Hele hele metafizik boyuta yönelen hiçbir iş, hiçbir proje yok. Samimiyetimle söylüyorum hiçbir arkadaşım Samanyolu Televizyonu dizilerini izlemiyor. Çünkü genç kesimi cezbeden projeler yok.
Müjgan Gönül: Evet evet, gençlerimizin hem değerlerine sahip çıkan hem de günümüz şartlarını yansıtan yapımlara ihtiyacı var değil mi?
Samanyolu Fanları: Bana göre muhafazakâr kesime taze kan lazım. Yeni ve ilgi çekici projeler lazım, biz fan sitesi olarak kanalımızdan komedi dizisi istiyoruz, okul dizisi istiyoruz. Ama sürekli aynı işler çıkıyor. Tabii ki bizler de fayda güdülerek yapılan işler olsun istiyoruz ama bunu kaliteli ve birbirinin tekrarı olmayan işlerde görmek istiyoruz. Ben de bir iletişim gönüllüsü olarak bunu çok istiyorum, onun için çalışmalarıma son hız devam ediyorum. (Gülüşmeler)
Müjgan Gönül: İnşallah. Medya günümüzün en büyük silahı ve biz bu silahı toplumsal barış için, kişisel huzur için en iyi şekilde kullanmaya çalışmalıyız. Doğrularımızdan ödün vermeden ama her kesime her kitleye de hitap ederek bence. Yeni projeler, yeni fikirler üretmek lazım. Gelecek nesillerin sorumluluğu büyük, çok donanımlı bir şekilde bu sektörde yer almalarını ve dünya standartlarında işler çıkartmalarını tüm kalbimle istiyorum.
Şu an hâlimden çok memnunum, çok huzurluyum. Bana bir görev verildi ve onu en iyi şekilde yapabilmek için çabalıyorum. Gelecek hakkında çok fikir yürütmek istemiyorum… Her şeyin hayırlısı olsun inşallah.
Samanyolu Fanları: İnşallah, belki bir gün beraber çalışmak kısmet olur. Biz tekrar teşekkür ediyoruz, sitemize de boş vakitlerinizde bekliyoruz inşallah.
Müjgan Gönül:
Ben teşekkür ederim. Çok sıkı takip ediyorum çalışmaları, yazılanları. Hemen hemen her gün girip bakıyorum yorumlara. Fakat üye olamam çünkü hakkını veremem, gelirsem
yoğunluktan cevap veremem, sonra yanlış anlaşılır, “ben yazdım” da, “bana cevap vermedi” de gibi sitemler çıkar ortaya. Gelen hiçbir röportajı geri çevirmiyorum, böylelikle takipçilerimizle bir araya geldiğimizi düşünüyorum. Tüm üyelere selam ve sevgilerimi iletiyorum aracılığınızla…
Samanyolu Fanları: Peki efendim, selamlarınızı ileteceğiz inşallah. Sağ olun…

Şunu da eklemeden edemeyeceğim; bu sadece röportajın görünen yüzü. Eğer sizler de böyle bir güne şahit olmak istiyorsanız kapıyı açık bırakıyoruz. Asılın yorumlara, asılın… Belki bir ferman çıkar değerli padişahımız Ahmet Faruk’tan ve sete bir misafir daha götürürüz, kim bilir…
Şunu da eklemeden edemeyeceğim; bu sadece röportajın görünen yüzü. Eğer sizler de böyle bir güne şahit olmak istiyorsanız kapıyı açık bırakıyoruz. Asılın yorumlara, asılın… Belki bir ferman çıkar değerli padişahımız Ahmet Faruk’tan ve sete bir misafir daha götürürüz, kim bilir…
Melek karakterinin sahnesi gelir, Müjgan ablamız çekime çağırılır. On altıncı bölümün yetiştirilmesi gerekiyor, değil mi? Kendisiyle tatlı tatlı ilerleyen sohbetimizi burada bitirip, hep beraberçekim alanına gidiyoruz. Haydi, sizi de bekliyoruz…
Çekim alanına adım atar atmaz görüntü yönetmenimizle selamlaştık; değerli İlyas Yavuz Ağabeyimizle yani. Kendisini Sırlar Dünyası’nın jübile bölümünden, Kollama’dan ve Güz Gülleri’n
den tanıyorduk, hâlimizi hatırımızı sordu sağ olsun. Ve hemen sorular yöneltildi bize. “Neden yorumlar bu kadar az?”, “Neden acımasız yorumlar yapıyorsunuz?” Tabii kendimizi savunduk ama biz de memnun değildik yorumların az olmasından. Bunlar set ekibinden birer mesajdır değerli üyeler, dikkate alalım, unutmayalım…
Çekimler bitti ve set taşınmaya başladı. Biz de dizimizin son anda gelen yapımcısı Mehmet Akyol Ağabey ile görüştük. Onunla da ayaküstü bir röportaj yaptık. Yaptığımız bu görüşmenin detaylarını da sitemizde kısa bir süre sonra sizlerle paylaşacağız, Samanyolu Fanları’nı takip edin.
Evet, bir set ziyaretinin, güzel ve dopdolu geçen bir günün daha sonuna geldik. Tüm set ekibine bir kez daha teşekkür edip, kolaylıklar diledikten sonra ulaştırmadan sorumlu ağabey bizi gideceğimiz yere bıraktı, sağ olsunlar. Bundan sonrası artık biz Samanyolu Fanları’na kalıyor; dizimizi sıkı sıkıya takip etmek… İyi seyirler, keyifli yorumlar diliyoruz efendim.